Dijital pazarlamada yapay zeka nasıl kullanılır?

Dijital pazarlamada yapay zeka nasıl kullanılır?

Bugün özellikle her anımızı bizimle paylaşan akıllı telefonlar sayesinde günlük hayatımızın bir parçası haline gelen yapay zeka, en basit şekliyle "bir makinenin insan davranışını taklit etme yeteneği” olarak tanımlanıyor. Zevkimize uygun kıyafetler, filmler, müzikler öneren, sorularımıza yanıt veren, bizi yüzümüzden tanıyan ve hatta gideceğimiz yeri tarif etmekle kalmayıp kendi götüren bu taklitçi deha, yapabildiği her şeyi biz insanlardan öğreniyor. Bu da demek oluyor ki insan zekası için bir sınırdan söz etmek ne kadar mümkün değilse, yapay zeka için de durum aynı.

Madem öyle, neden dijital pazarlamayı da yapay zekaya öğretmeyelim? Tabii ki düşünüldü! Daha az önce insan zekasının sınırsızlığından söz etmiştik… Şimdi gelelim bunun nasıl olduğuna.

İngilizce AI Integrated Marketing olarak tanımlanan ve “yapay zekayla entegre pazarlama” olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bu kavram, temelde yapay zekayı dijital pazarlamada bir araç olarak konumlandırmayı kapsıyor. Peki ama nasıl? Gelin, birlikte bakalım.

Bir dijital pazarlama aracı olarak yapay zeka

Artificial Intelligence’ın kısaltması olarak dijital dünyada yer edinen AI’ı, yani namıdiğer yapay zekayı bir dijital pazarlama aracı olarak düşündüren en önemli etken, çok çeşitli kanallardan veri toplama ve analiz etme yeteneği. Bunun sebebini açıklamadan önce, veri toplama ve analiz etmenin dijital pazarlama için neden önemli olduğunu hatırlamakta fayda var. Pazarlamanın mantığı geçmişten öğrenmeye, bugünü değerlendirmeye ve geleceğe dair öngörülerde bulunmaya dayanıyor. Ancak özellikle dijital çağda bu amaçlar silsilesini ayakları yere basmayan tahminlerle bir adım bile ileri götürebilmek mümkün değil. Ölçülebilirliğe, yani veri odaklı stratejilere ihtiyaç var.

Aynı zamanda kararların gerçek zamanlı olarak alınmasına da. Tam da bu noktada karşımıza çıkan yapay zeka ve yapay zekanın alt dallarından olan makine öğrenmesi, dijital pazarlamayı da gerçek zamanlı ve kendi kendine öğrenme yeteneğine sahip olan bir alana evriltmeye başlıyor. Dünya devleri ise hali hazırda tüketicilerin ihtiyaçlarını yorumlayabilen ve iletişimi gerçek çıktılara göre optimize edebilen platformlar ve uygulamalar oluşturmak için yapay zeka teknolojisinden faydalanıyor. Üstelik hepsi yanı başımızda. Bakınız; Google Haritalar, Netflix, Spotify, Facebook, Uber…

Yapay zekayı eğitecek veriniz var mı?

Buraya kadar yapay zekanın dijital pazarlamanın geleceğini yönlendirdiği konusunda hemfikiriz, değil mi? Ancak konu yapay zekayı nasıl entegre edeceğimiz, yani yapay zekayla entegre bir dijital pazarlamayı nasıl inşa edeceğimiz olduğunda boşluklar var. Şimdi sıra, o boşlukları doldurmakta.

Yapay zekanın insanlardan öğrendiklerini taklit ettiğini söylemiştik. Bunun için doğal dilin (NLP - Doğal Dil İşleme) ve görüntülerin (Görüntü İşleme) anlaşılması ve işlenmesinin yanı sıra öğrenme, akıl yürütme ve insanlarla, makinelerle ve çevreyle etkileşim kurma yeteneği gerekir. Geleneksel yazılımlardan farklı olarak, bir AI sistemi de öğrenme tekniklerine dayanır. Çünkü AI tabanlı her algoritmanın ortak özelliği, kendisine öğretilen her şeyi yapmasıdır. Öğretme kısmı ise işlevselliğin en önemli parçasıdır. Çünkü yapay zekayı eğitmek için veriye sahip olmanız gerekir. Hemen bir örnekle açıklayalım! Veritabanınızdaki her bir kişi için bir e-posta gönderme zamanını özelleştirmek istiyorsanız, algoritmanın iyi çalıştığından ve doğru zamanda gönderdiğinden emin olmak için bazı veriler sunmalısınız. Bunun için de ister e-posta pazarlaması, ister sosyal medya pazarlaması, ister içerik pazarlaması, odaklandığınız dijital pazarlama türü her ne olursa olsun, farklı kanallardan gelen tüm verileri, kullanacağınız yapay zeka destekli platforma entegre etmeniz şart. Yani yapay zekaya entegre bir dijital pazarlama çalışması yapmadan önce kendinize sormanız gereken ilk soru  “Yapay zekayı eğitecek veriye sahip miyim?” olmalı.

Yapay zeka ve makine öğrenmesinin dijital pazarlamaya faydaları

Yapay zeka ve makine öğrenmesi, çok kanallı bir etkileşim süreci olarak ele alabileceğimiz dijital pazarlamada sosyal medyadan sohbet robotlarına, web sitelerinden açılış sayfalarına, e-postalardan dijital reklamlara, tüm kanallardan gelen verileri analiz etmenizi sağlar. Burada en önemli nokta, birden fazla kaynaktan, yani yalnızca metinlerden değil, aynı zamanda Doğal Dil İşleme teknolojileri sayesinde görsellerden, videolardan ve sesli konuşmalardan da çıkarımlar yapmanıza olanak tanımasıdır. Böylece müşteri tabanını kişisel ve demografik özellikler, tercihler ve markayla etkileşimler gibi çoklu ve önceden tanımlanmış parametrelere segmente edebilirsiniz. Tüm bunlar, dijital pazarlama stratejinizde kullanacağınız etkileşim yollarını ve her bir müşteri segmenti için en uygun içerikleri belirlemenize yardımcı olur. Dahası, hedef kitle ve müşterilerin katılımını, markaya olan sadakatini ve harekete geçirici mesajlara yanıt verme oranını artırır. Buraya kadar her şey çok teorik görünüyor olabilir. O nedenle şimdi uygulamalara bakma zamanı.

Kişiselleştirilmiş mesajların etkinliğini artırır

Dijital pazarlamada kişiselleştirilmiş mesajlar, müşterilere ve hedef kitlenize onları ne kadar yakından tanıdığınızı göstermenin en etkili yollarından biridir. Özellikle e-posta pazarlamasında büyük önem taşıyan bu içerikler, akıllı algoritmalarla birleştiğinde hedefi sizin yerinize 12’den vurur. Örneğin mailing araçlarını ele alalım. Yapay zeka destekli mailing algoritmaları bülten, kampanya duyurusu, webinar daveti gibi planlanmış mesajlarınızı müşterilerinizle mail yoluyla paylaşmanızı sağlar. Bunu yaparken müşterilerinizi ilgi alanlarına, sektörlerine veya titrlerine göre segmente etmenize olanak tanır. Buraya kadar her şey harika. Hatta basit bir Excel’le de yapılabilir, öyle değil mi? Ne yazık ki tam olarak değil. Bu tür dijital pazarlama araçlarının da başrolünde yer alan yapay zeka teknolojisi, mailinizi kimlerin ne zaman açtığı, mailde yer verdiğiniz davet linkine kimlerin tıkladığı, kimlerin bu maili başkalarıyla paylaştığı gibi bilgilere erişmenizi sağlar. Bu da alıcıların segmentasyonunu iyileştirmeniz için size harika bir fırsat sunar. Mailinizi hemen açanları önceliklendirebilir, davet linkine tıklayan ama kayıt olmayanlara hatırlatmalar yapabilir, bir sonraki çalışmanızda benzer bir konuyu ele alacaksanız, ilgisiz kişileri eleyebilir veya ilgi duyabilecekleri farklı bir konuyla karşılarına çıkmak için yalnızca onları hedefleyen içerikler geliştirme yoluna gidebilirsiniz. Temelde yapay zekanın size sunduğu şey ise kullanıcı tercihlerini izleme imkanıdır.

Müşteri deneyimini iyileştirir

Kullanıcı tercihlerini izlemek sadece e-posta pazarlamasında değil, tüm dijital pazarlama türlerinde etkinliği artırmanın altın anahtarıdır. Bilhassa dijital dünyadaki vitrininiz olarak konumlanan web sitenizde ziyaretçi davranışlarını izlemek, dijital pazarlama stratejinizi kökten değiştirmenize neden olacak çıktılar sunabilir. Gezinme sırasındaki davranışların izlenmesi ve sonraki gezinme yollarının içeriğini optimize etmek için yapay zeka öğrenme algoritmalarının kullanılması, ziyaretçilerin hangi sayfalarda neler aradıklarına, web sitenizdeki chat botla nasıl diyalog kurduklarına, sizden neler beklediklerine, hangi yönlerinizle ilgilendiklerine veya nelerden memnun kalmadıklarına dair pek çok bilgi verir. Aslında tüm bunlar, yapay zekanın davranışsal verilerle size sunduğu çıktılardır. Tıklamalar, sayfa görüntülemeleri, etkileşimler… Yaptığınız izlemeyle bunlar gibi önceden tanımlanmış davranış modellerini tanımlayabilir, riskleri görebilir, güçlendirmeniz veya kökten değiştirmeniz gereken yönlerinizi keşfederek müşteri deneyimini iyileştirebilirsiniz.

Hatalardan arınmış, tutarlı bir strateji izlemenizi sağlar

Dijital pazarlamada yapay zeka ve mekine öğrenmesi, aslında süreçleri otomatize etmeyi, hızlandırmayı ve hatalardan arındırmayı temel alır. Bu sayede de tutarlı bir deneyim sunmanıza olanak tanır. Örneğin sosyal medya pazarlamasında gönderilerin ve kampanyaların otomatik programlanması, hedef kişilerin yakalanması ve profillerinin çıkarılması, onları gerçekten ilgilendikleri içeriklerle buluşturmanın tek yoludur. Bu da dijital pazarlama uzmanları için

müşterinin/alıcının ne istediğini tahmin edebilme ve onları özellikle talep ettikleri ürün, hizmet ve içeriklerle tatmin edebilme şansı tanır.

Yapay zeka dijital pazarlamayı nereye götürecek?

Yapay zeka ve makine öğrenmesinin dijital pazarlamaya entegre edilmesi, en az dijital dönüşümün her ölçekteki yapı tarafından benimsenmesi kadar uzun bir süreç gerektiriyor. Ancak tahminler, elimizi çabuk tutmanın bize yepyeni fırsat kapıları aralayacağına dair önemli sinyaller veriyor.

Yapay zekanın, hedef kitlenin tercihlerini anlamada yardımcı olan kullanıcı davranışlarını değerlendirmek için veriler kullanması şimdiden çok başarılı sonuçlar vermeye başlamış durumda. Canımız istediğinde sohbet dahi edebildiğimiz bir Siri, ruh halimizi tahmin edip bir dost edasıyla “bunu dinle” diyen bir Spotify, toplantı saatine az bir zaman kala toplantı konumundan uzaktaysak geç kalacağımızı misafirlerimize her vermeyi teklif eden Google… Hepsi fazlasıyla heyecan verici, öyle değil mi?

Yapay zekanın görüntü ve doğal dil işleme gibi teknolojilerle daha etkili tanımlamalar yapması, başta performansa dayalı pazarlama için yeni bir dönem olarak yorumlanıyor. Elbette tüm bunlar daha yolun başında olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde dijital pazarlama uzmanlarının birer yapay zeka geliştirmeye başlamaması için de hiçbir sebep sunmuyor.